Makale · ESG & Tedarik Zinciri

ESG, Sürdürülebilirlik ve Tedarik Zinciri Özen Yükümlülüğü

Almanya ve AB ile iş yapan Türk şirketlerini bekleyen yeni yükümlülükler: Alman Tedarik Zinciri Özen Yükümlülüğü Kanunu (LkSG).

16 Kasım 20233 dk okumaYazan: Mehmet Köksal · ESG & Tedarik Zinciri
Köksal Avukatlık Ortaklığı ESG tedarik zinciri lojistik ve ihracat çalışmaları için liman ve belge görseli

Almanya ve AB ile iş yapan şirketler bakımından tedarik zinciri risklerinin belirlenmesi, sözleşmesel güvenceler ve raporlama pratikleri giderek daha önemli hale gelmektedir.

ESG ve tedarik zinciri özen yükümlülüğü

Bu yayın, şirketlerin karar alma sürecinde dikkate alması gereken başlıkları genel çerçevede özetler. Uygulama, sektör ve somut işlem yapısına göre farklılık gösterebilir.

Şirketler için pratik çıkarımlar

  • İlgili mevzuat ve uygulama güncel olarak değerlendirilmelidir.
  • Sözleşme, uyum ve operasyonel süreçler birlikte ele alınmalıdır.
  • Somut durum için dosya bazlı hukuki analiz yapılmalıdır.

Somut adımlar: tedarik zincirinde özen yükümlülüğüne hazırlık

Almanya’ya ve AB’ye tedarik yapan Türk şirketleri, Alman Tedarik Zinciri Özen Yükümlülüğü Kanunu (LkSG) kapsamına çoğu zaman doğrudan değil, müşterilerinin sözleşmesel talepleri üzerinden girer: davranış kodeksinin kabulü, öz değerlendirme anketleri, denetim hakları ve ihlal hâlinde kademeli yaptırımlar. AB düzeyindeki kurumsal özen yükümlülüğü direktifi (CSDDD), Şubat 2026’da kabul edilen Omnibus I ((AB) 2026/470) ile yeniden yazılmıştır: 26 Temmuz 2028’e kadar iç hukuka aktarılacak, 26 Temmuz 2029’dan itibaren tek bir tarihte uygulanacak ve kapsamı 5.000’den fazla çalışan ile 1,5 milyar avro ciro eşiğine çekilmiştir.

Hazırlıkta öne çıkan adımlar: kendi tedarik zincirini ve riskli tedarik ülkelerini haritalamak; müşterilerden gelen davranış kodeksi ve anket taleplerini tek bir uyum dosyasında toplamak; insan hakları ve çevre beklentilerini kendi tedarikçi sözleşmelerine yansıtmak; şikâyet kanallarını ve kayıt düzenini kurmak; raporlama taleplerine cevap verebilecek veri altyapısını hazırlamak. Bu başlıkların şirket özelinde önceliklendirilmesi, ESG ve sürdürülebilirlik odak alanımızın çekirdeğini oluşturur.

Müşteri talepleri pratikte nasıl geliyor?

Türk tedarikçilerin karşısına çıkan talepler çoğunlukla aynı sırayı izler: önce bir davranış kodeksinin imzalanması istenir, ardından öz değerlendirme anketi gönderilir, sözleşme yenilemesinde ise denetim hakkı ve bilgi verme maddeleri gündeme gelir. Bu talepler şirket içinde farklı departmanlara dağıldığında aynı soruya farklı cevaplar verilir; sahada en sık görülen zafiyet budur. Talepleri tek bir uyum dosyasında toplamak, cevapları tek elden vermek ve verilen her cevabın bir kopyasını saklamak hem tutarlılık hem de zaman kazandırır.

Anket ve denetim taleplerinde sorulacak sorular

Gelen bir talebi cevaplamadan önce netleştirilmesi gereken başlıklar şunlardır:

  • Talep hangi müşteriden, hangi sözleşme hükmüne dayanarak geliyor ve cevap için ne kadar süre var?
  • İstenen bilgi şirketin kendi faaliyetine mi, yoksa alt tedarikçilerine mi ilişkin?
  • Verilecek cevap, başka müşterilere verilen cevaplarla ve kamuya açık beyanlarla tutarlı mı?
  • Denetim hakkı kabul edilecekse kapsamı, sıklığı, masrafı ve gizlilik güvenceleri sözleşmede yazılı mı?
  • Uyumsuzluk hâlinde öngörülen kademeli yaptırımlar orantılı mı; düzeltme için makul bir süre tanınıyor mu?
  • Aynı beklentiler kendi tedarikçi sözleşmelerinize yansıtılabiliyor mu?

Takvim: neye göre öncelik verilmeli?

(Temmuz 2026 itibarıyla) iki ayrı zaman ekseni vardır. Müşteri sözleşmelerinden gelen talepler bugün yürürlüktedir ve sözleşme yenileme takvimini izler; CSDDD kaynaklı yapısal beklentiler ise iç hukuka aktarım (26 Temmuz 2028) ve uygulama (26 Temmuz 2029) tarihlerine bağlıdır. Bu ayrım pratik bir öncelik sırası verir: sözleşmesel talepler bugünün işidir, direktif kaynaklı hazırlık ise çok yıllı bir programdır. Doğrudan kapsama girmeyen bir şirketin de müşterisinin sözleşmesel talebiyle karşılaşması muhtemeldir; zincir yukarıdan aşağıya sözleşme yoluyla işler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçiniz.
Mehmet Köksal

Yazar

Mehmet Köksal

Kurucu ve Yönetici Ortak

1987’den bu yana hukuk pratiği ile akademik çalışmayı bir arada yürüten Prof. Dr. iur. Mehmet Köksal; şirketler, sözleşmeler, iş hukuku, doğrudan yabancı yatırım, ESG ve tedarik zinciri, uyuşmazlık çözümü, tüketici ve aile hukuku alanlarında sınır ötesi danışmanlık sunar.

İlgili Çalışma Alanları

Yayını hizmetler, faaliyet alanları, odak alanları, sektörler ve masalarla birlikte okuyun.

Hizmetler

Bu yayınla doğrudan bağlantılı çalışma başlıkları.

Tümünü görün

Faaliyet Alanları

Konunun oturduğu hukuki disiplinler.

Tümünü görün

Odak Alanları

Müvekkil ihtiyacına göre birlikte değerlendirilen odaklar.

Tümünü görün

Odak Sektörleri

Bu konunun en sık temas ettiği sektörler.

Tümünü görün

Masalar

Konuyu sınır ötesi veya uzmanlık odağında takip eden masalar.

Tümünü görün

İndirimli satış duyurularında referans fiyat olarak, indirimden önceki son 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması gerekir; indirim oranı da bu fiyat üzerinden hesaplanır. Kural Türkiye'de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve İndirimli Satışlara İlişkin Yönetmelik'ten doğar; AB'de de Omnibus düzenlemesiyle getirilen benzer bir “30 gün en düşük fiyat” kuralı uygulanır. Amaç, indirimden h…

Evet. Sözleşmelerinizi Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak hazırlar; gerektiğinde iki dilli (çift sütunlu) metinler kurgularız. İki dilli sözleşmelerde hangi dilin esas alınacağını (prevailing language) açıkça düzenleyerek, diller arasındaki yorum farklarından doğabilecek uyuşmazlıkları baştan önleriz. Önemli bir nokta; Türk mahkemelerinde yargılama dili Türkçedir ve yabancı dildeki bir sözleşme dava aşamasında yemi…

Evet. Sık kullandığınız sözleşme tiplerinde — satış, hizmet, gizlilik, tedarik, mesafeli satış — şirketinize özel şablonlar ve bunları doğru doldurmanız için kısa kılavuzlar hazırlarız. Şablonlar; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik sınırları gözetilerek, tek taraflı ve haksız sayılabilecek hükümlerden kaçınılarak kurgulanır. Tüketiciye yönelik metinlerde ilgili tüketici me…

Evet. Mevcut sözleşme portföyünüzü sistematik biçimde tarar; süresi dolmuş, sessiz/otomatik yenilenen, tek taraflı aleyhinize hükümler içeren veya güncel mevzuata aykırı düşen metinleri raporlarız. İnceleme; fesih ve yenileme koşulları, cezai şartlar, sorumluluk sınırlamaları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik kriterleri açısından yapılır. Kişisel veri içeren sözleşmele…

Ölçeğe uygun kurulduğunda evet. Bir uyum programının amacı bürokrasi üretmek değil, şirketin gerçekten maruz kaldığı riskleri yönetmektir. KOBİ'ler için büyük şirketlerin kapsamlı yapıları yerine; kritik birkaç politika, kısa ve pratik eğitimler ve net bir ihbar-şikâyet kanalından oluşan yalın bir yapı çoğu zaman yeterli olur. Ayrıca 6698 sayılı KVKK gibi bazı yükümlülükler, şirket büyüklüğünden bağımsız olarak zate…

İlk adımlar; ihlali durdurmak, ilgili delilleri (e-posta, kayıt, belge) değiştirmeden korumak ve hukuki değerlendirme almadan resmi beyanda bulunmamaktır. Ardından kapsamı belirlenmiş bir iç soruşturma başlatılır ve olayın niteliğine göre bildirim yükümlülükleri değerlendirilir. Örneğin bir kişisel veri ihlali söz konusuysa, 6698 sayılı KVKK uyarınca Kurul'a ve ilgililere makul sürede bildirim gündeme gelir; mali ve…

Bilgi Merkezi

Bu konuda hukuki değerlendirme alın.

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.