LkSG, büyük Alman şirketlerinin tedarik zincirlerinde insan hakları ve çevre risklerini tespit edip önlemesini zorunlu kılar. Yasa doğrudan Türk şirketlerini bağlamasa da, Alman alıcılar bu yükümlülükleri sözleşme yoluyla Türk tedarikçilerine aktarır — pratikte etki, tedarik zincirinin Türkiye ayağına kadar iner.
Alman şirketleri
Almanya’da merkezi/şubesi olan ve 1.000+ çalışan istihdam eden şirketler doğrudan kapsamdadır.
Türk tedarikçiler
Alman müşterilere mal/hizmet veren Türk şirketleri, sözleşmesel özen ve denetim yükümlülükleriyle karşılaşır.
Grup & iştirakler
Alman grup şirketlerinin Türkiye’deki iştirak ve bağlı işletmeleri, grup politikaları üzerinden etkilenir.
- 01Risk yönetim sistemi kurmak ve tedarik zincirinde düzenli risk analizi yapmak.
- 02Politika beyanı yayımlamak ve özen yükümlülüğü için kurumsal sorumluluk atamak.
- 03Önleyici ve düzeltici tedbirler almak; kendi alanında ve doğrudan tedarikçilerde.
- 04Şikâyet mekanizması kurmak ve etkin biçimde işletmek.
- 05Dokümantasyon ve yıllık raporlama yükümlülüğünü BAFA’ya karşı yerine getirmek.
Genel bakış
Lieferkettensorgfaltspflichtengesetz (LkSG), Almanya’da 1 Ocak 2023’te yürürlüğe giren ve şirketlere tedarik zincirleri boyunca insan hakları ile belirli çevresel standartlara ilişkin özen (due diligence) yükümlülüğü getiren bir kanundur. Amaç, üretimin küresel değer zincirinin herhangi bir halkasında insan hakkı ihlallerinin ve çevresel zararların önlenmesidir.
Kanun, sonuç yükümlülüğü değil, çaba yükümlülüğü getirir: şirketlerden riskleri sıfırlamaları değil, tespit edip makul tedbirlerle yönetmeleri beklenir. Bu ayrım, Türk tedarikçilerin uyum stratejisini de belirler.
Kapsam ve eşikler
Kanun kademeli olarak devreye girmiştir ve çalışan sayısı eşiğine dayanır:
| Dönem | Kapsanan şirketler |
|---|---|
| 01.01.2023 | Almanya’da ≥ 3.000 çalışanı olan şirketler |
| 01.01.2024 | Almanya’da ≥ 1.000 çalışanı olan şirketler |
| Dolaylı kapsam | Kapsamdaki şirketlere tedarik veren yerli/yabancı tedarikçiler (sözleşme yoluyla) |
Türk şirketleri yasanın doğrudan muhatabı değildir; ancak Alman alıcılar, kendi uyumlarını sağlamak için özen yükümlülüklerini sözleşmelerle tedarik zincirine aktarır.
Türkiye ayağı için kritik nokta
Uyumsuzluğun Türk tedarikçi için pratik riski idari ceza değil, Alman müşterinin sözleşmeyi feshetmesi veya yeni sipariş vermemesidir. Bu nedenle uyum, ticari ilişkinin sürdürülebilirliği meselesidir.
Yaptırımlar
Almanya’da yükümlülüklerin ihlali, Federal Ekonomi ve İhracat Kontrolü Dairesi (BAFA) tarafından denetlenir ve yaptırıma bağlanır:
| Yaptırım | Kapsam |
|---|---|
| İdari para cezası | İhlalin ağırlığına göre; ciroya bağlı üst sınırlar uygulanabilir |
| Kamu ihalelerinden men | Belirli eşiğin üzerindeki cezalarda üç yıla kadar |
| Ticari sonuç | Sözleşmenin feshi, siparişin durması, itibar kaybı |
Türkiye’deki tedarikçilere etkisi
Alman müşterinizle ilişkinizde tipik olarak şu talep ve maddelerle karşılaşırsınız:
- Davranış Kuralları (Code of Conduct) ekinin kabulü ve tedarik zincirine aktarımı (flow-down),
- Denetim, bilgi verme ve öz değerlendirme (self-assessment) yükümlülükleri,
- Düzeltici tedbir taahhütleri ve ihlal hâlinde fesih hakkı,
- Şikâyet mekanizmasına erişim ve iş birliği yükümlülüğü.
Bu talepleri sektörünüze ve müşteri beklentilerine göre dengeler; hem uyumlu kalmanızı hem de aşırı yükümlülük altına girmemenizi sağlarız.
AB düzeyiyle ilişki (CSDDD)
AB’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD), LkSG’ye benzer bir çerçeveyi AB genelinde kurar; ancak Omnibus I (2026) ile kapsamı 5.000 çalışan ve 1,5 milyar Euro ciroya daraltılmıştır — LkSG’den dardır. Almanya, LkSG’yi CSDDD aktarımına (son tarih 26.07.2028; uygulama 26.07.2029) kadar geçiş rejimi olarak yürütmeyi planlamaktadır. Alman ve AB rejimlerinin birlikte okunması, tek seferlik değil sürdürülebilir bir uyum kurgusunu gerektirir.
Geçiş ve takvim
Eşik 2024’te 1.000 çalışana indi; kapsam genişledikçe ikinci ve üçüncü kademe tedarikçilere yönelik beklentiler de artıyor. CSDDD’nin ulusal mevzuata aktarımıyla birlikte yükümlülüklerin kapsamı önümüzdeki dönemde yeniden şekillenecektir.
Yaptırımlar
BAFA; ihlalin türüne göre 8 milyon Euro’ya kadar, büyük şirketlerde (yıllık cirosu 400 milyon Euro’yu aşanlarda) yıllık cironun %2’sine kadar idari para cezası uygulayabilir. Ayrıca ağır ihlallerde üç yıla kadar kamu ihalelerinden dışlanma gündeme gelir. Türk tedarikçi için pratik yaptırım ise sözleşmeseldir: denetimden geçemeyen tedarikçinin sipariş kaybı.
İlgili içerik
Bu kaydı AB ölçeğindeki ardılı CSDDD ve raporlama ayağı CSRD ile birlikte okuyun. Uyum programlarını ESG & Sürdürülebilirlik odağımızda kuruyor, güncel analizleri Bilgi Merkezi’nde yayımlıyoruz.
Yürürlük & değişiklik geçmişi
- 2025–2026
Raporlamayı kaldıran değişiklik süreçte
Kabine tasarısı (03.09.2025), §10(2)-(4) raporlama yükümlülüğünü 01.01.2023’e geriye etkili biçimde kaldırıyor; BAFA rapor denetimlerini durdurdu, yaptırım ağır ihlallere odaklanacak. Bundestag görüşmeleri Ocak 2026’da başladı.
- 01.01.2024
Eşik 1.000 çalışana indirildi
Kapsam genişledi; daha fazla şirket ve dolayısıyla daha fazla Türk tedarikçi etkilenir hâle geldi.
- 01.01.2023
Kanun yürürlüğe girdi
İlk kademe: Almanya’da 3.000+ çalışanı olan şirketler kapsama alındı.
- 22.07.2021
Kanun kabul edildi
Federal Resmî Gazete’de yayımlandı (BGBl. I 2021 S. 2959).


