Bilgi Notu · ESG & Tedarik Zinciri

Özen Yükümlülüğüne Tabi Olan Şirketler

Alman Tedarik Zinciri Kanunu’nun hangi şirketlere uygulandığı: merkez ve çalışan sayısı eşikleri, 2024’ten bu yana 1.000 çalışana inen sınır, bağlı şirket hesabı ile AB Direktifi’nin çok daha yüksek eşiği ve doğrudan/dolaylı tedarikçi tanımları.

28 Mart 20224 dk okumaYazan: Sven Köksal · ESG & Tedarik Zinciri
Köksal Avukatlık Ortaklığı sözleşme ve danışmanlık çalışmaları için masaüstü belge görseli

Kanun’un kapsamı: merkez ve çalışan sayısı ölçütleri

Kanunun kapsamına hangi şirketlerin dahil olduğu hususu, Kanun m. 1 hükmünde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre; bu Kanun hükümleri hukuki şekline bakılmaksızın,

1. Yönetim merkezi, merkez şubesi, idari merkezi veya şirket sözleşmesinde yer alan merkezi yurt içinde bulunan ve

2. Yurt dışına gönderilen işçiler de dâhil olmak üzere yurt içinde kural olarak en az 3.000 işçi istihdam eden şirketler için uygulanır.

Cümle 1 numara 1’e bakılmaksızın, bu Kanun, hukuki şekli ne olursa olsun;

1. Alman Ticaret Kanunu’nun 13d maddesine göre yurt içinde şubesi bulunan

2. Yurt içinde kural olarak en az 3.000 işçi istihdam eden şirketler için de uygulanır.

Çalışan sayısı nasıl hesaplanır? Eşik, geçici işçiler ve bağlı şirketler

Ocak 2024 tarihinden itibaren asgari işçi sayısı şartı olarak belirlenen eşik değer 1.000 işçi olacaktır.

Geçici işçi çalıştıran şirketin işçi sayısı hesaplanırken geçici işçilerin sayısı, iş akdi süreleri altı ayı aşıyorsa dikkate alınır.

Yurt dışına gönderilen işçiler de dâhil olmak üzere, bağlı şirketlerde (Alman Paylı Ortaklıklar Kanunu madde 15) üst şirketin işçi sayısı hesaplanırken (fıkra 1 cümle 1 numara 2), şirketler topluluğuna ait tüm şirketlerinde ve yurt içindeki (Almanya’daki) şirketlerinde çalışanları dikkate alınır.

AB Direktifi’nin kapsamı Kanun’dan nasıl ayrılıyor?

Avrupa Birliği Direktifi, sorumlu şirketleri daha geniş kapsamda düzenlemektedir. Direktif, Şubat 2026’daki Omnibus I değişikliğinden sonra Kanun’a göre çok daha yüksek bir eşik öngörmekle birlikte, sadece Avrupa Birliği içerisindeki yerleşik şirketleri değil, Avrupa Birliği üye ülkelerle ticaret yapan Birlik dışı ülkelerdeki şirketleri de kapsam içine almaktadır.

Buna göre (Direktif m. 2):

1. Kendisine İş Görülen Şirketler

Alman Tedarik Zinciri Özen Sorumluluğu Kanunu’nda “kendisine iş görülen şirket” kavramı yer almaktadır. Direktifte ise genel olarak çevre, insan hakları ve klima korunması bakımından kapsam içerisinde yer alan şirketlerin sorumlulukları genel olarak ve ilerleyen maddelerde de özel olarak tespit edilmektedir. Direktifin tanımlar maddesinde de “İş İlişkisi (= Geschäftsbeziehung)” ve “Yerleşmiş İş İlişkisi (= etablierte Geschäftsbeziehung)” tanımlanmakta, sonrasında da Alman Tedarik Zinciri Özen Yükümlülüğü Kanunundaki “Tedarik Zinciri (=Lieferketten)” kavramı yerine “Değer Yaratan Zincir (=Wertschöpfungskette)” kullanmaktadır. Bu kavramın tanımına göre, hizmet edimleri de dahil olmak üzere üretimin her aşamasındaki katılımcılar kastediliyordu; üretime katkı sunan her artı değer bu zincir içerisinde «değer yaratan» sayılıyordu. Kabul edilen Direktif metninde ise bu kavrama hiç yer verilmemiş, onun yerine kapsamı daha dar olan “faaliyet zinciri” (chain of activities) terimi benimsenmiştir; aynı şekilde “yerleşmiş iş ilişkisi” kavramının yerini “iş ortağı” almıştır (Temmuz 2026 itibarıyla). Ayrıntısına bir aşağıdaki başlıkta değineceğiz.

Kanunda verilen tanıma göre; «Kanun bakımından bir şirketin kendi faaliyet alanının kapsamı, onun şirket amacına ulaşmak için yaptığı her türlü faaliyetidir. Yurt içinde veya yurt dışında bir yerde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine bakılmaksızın, ürünlerin üretilmesi ve değerlendirilmesi ve hizmet sağlanması için her türlü faaliyeti kapsar.»

Bağlı şirketlerde hakim şirketin, şirketler topluluğuna ait şirket üzerinde belirleyici bir etkisi varsa, hakim şirketin kendi faaliyet alanı, şirketler topluluğuna ait her bir şirketi de kapsar.

Buna karşılık Direktif, daha sade bir tanım öngörmektedir. Direktife göre şirketler (Direktif m. 3), «AB normlarına göre kurulu olup Direktifin m.2/1’deki şartları yerine getirenler ile yine Direktif m.2/2’deki şartlara uyan Birlik dışı üçüncü ülkenin kendi kanunlarına göre kurulmuş şirketler Direktif kapsamındaki şirketler» olarak tanımlanmaktadırlar. Bunun yanı sıra Kanundan farklı olarak, gözetim altındaki Finans kuruluşları da kapsama alınmış bulunmaktadır.

Bağlı kuruluşlar da Direktif kapsamında ana şirketle aynı sayılan kuruluşlar olarak düzenlenmektedir. AB 2004/109/EU Direktifi anlamında kontrol edilen şirketler yavru şirket veya bağlı kuruluş olarak adlandırılmaktadır.

2. Tedarik Zincirine Dahil Şirketler

Tedarik zincirine dahil olan şirketleri Kanun iki kavram altında toplamaktadır: doğrudan tedarikçi ve dolaylı veya ara tedarikçi.

Doğrudan tedarikçi, kendisine iş görülen şirketin ürününün imalatı veya ilgili hizmetin sağlanması ve bu hizmetten faydalanılması için tedarik faaliyeti gerekli olan malların teslimi veya hizmetlerin sağlanmasına ilişkin bir sözleşmenin tarafıdır.

Dolaylı veya ara tedarikçi ise, doğrudan tedarikçi olmayan ve şirketin ürününün imalatı veya ilgili hizmetin sağlanması ve bu hizmetten faydalanılması için üretim faaliyetine katılımı gerekli olan bir şirkettir.

Direktif ise farklı bir kavram çiftinden hareket eder: yükümlülüğü şirketin faaliyet zincirine ve bu zincir içindeki iş ortaklarına bağlar; şirketin değer zincirinin tamamına değil.

Direktife göre «iş ortağı», şirketin faaliyetleri, ürünleri veya hizmetleriyle ilgili bir ticari sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu taraf (doğrudan iş ortağı) ya da şirketle sözleşme ilişkisi bulunmamakla birlikte bu faaliyet, ürün veya hizmetlere ilişkin ticari faaliyet yürüten taraftır (dolaylı iş ortağı). Yükümlülük bu nedenle şirketin yalnızca kendi sözleşme taraflarıyla sınırlı kalmaz.

Sonuç: doğrudan ve dolaylı ilişkilerin tamamı kapsamda

Görüldüğü gibi; gerek Kanun gerek Direktif, tedarik zincirine dahil edilecek olan şirketleri tanımlarken doğrudan ve dolaylı tüm ilişkileri kapsamasına ve üretim zincirinin herhangi bir halkasını oluşturmasına önem vermektedirler.

Bu anlamda üretim ve satış faaliyetinin her aşamasında dahil olan tedarikçiler ile onların tedarikçilerinin bundan sonraki bölümlerde sözü geçen yükümlülükler ve denetimler bakımından sürece dahil olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçiniz.
Sven Köksal

Yazar

Sven Köksal

Hukuk Mühendisi

Hukuk teknolojisi, süreç tasarımı ve dijital iş modellerinde danışmanlık.

İlgili Çalışma Alanları

Yayını hizmetler, faaliyet alanları, odak alanları, sektörler ve masalarla birlikte okuyun.

Hizmetler

Bu yayınla doğrudan bağlantılı çalışma başlıkları.

Tümünü görün

Faaliyet Alanları

Konunun oturduğu hukuki disiplinler.

Tümünü görün

Odak Alanları

Müvekkil ihtiyacına göre birlikte değerlendirilen odaklar.

Tümünü görün

Odak Sektörleri

Bu konunun en sık temas ettiği sektörler.

Tümünü görün

Masalar

Konuyu sınır ötesi veya uzmanlık odağında takip eden masalar.

Tümünü görün

İndirimli satış duyurularında referans fiyat olarak, indirimden önceki son 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması gerekir; indirim oranı da bu fiyat üzerinden hesaplanır. Kural Türkiye'de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve İndirimli Satışlara İlişkin Yönetmelik'ten doğar; AB'de de Omnibus düzenlemesiyle getirilen benzer bir “30 gün en düşük fiyat” kuralı uygulanır. Amaç, indirimden h…

Evet. Sözleşmelerinizi Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak hazırlar; gerektiğinde iki dilli (çift sütunlu) metinler kurgularız. İki dilli sözleşmelerde hangi dilin esas alınacağını (prevailing language) açıkça düzenleyerek, diller arasındaki yorum farklarından doğabilecek uyuşmazlıkları baştan önleriz. Önemli bir nokta; Türk mahkemelerinde yargılama dili Türkçedir ve yabancı dildeki bir sözleşme dava aşamasında yemi…

Evet. Sık kullandığınız sözleşme tiplerinde — satış, hizmet, gizlilik, tedarik, mesafeli satış — şirketinize özel şablonlar ve bunları doğru doldurmanız için kısa kılavuzlar hazırlarız. Şablonlar; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik sınırları gözetilerek, tek taraflı ve haksız sayılabilecek hükümlerden kaçınılarak kurgulanır. Tüketiciye yönelik metinlerde ilgili tüketici me…

Evet. Mevcut sözleşme portföyünüzü sistematik biçimde tarar; süresi dolmuş, sessiz/otomatik yenilenen, tek taraflı aleyhinize hükümler içeren veya güncel mevzuata aykırı düşen metinleri raporlarız. İnceleme; fesih ve yenileme koşulları, cezai şartlar, sorumluluk sınırlamaları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik kriterleri açısından yapılır. Kişisel veri içeren sözleşmele…

Ölçeğe uygun kurulduğunda evet. Bir uyum programının amacı bürokrasi üretmek değil, şirketin gerçekten maruz kaldığı riskleri yönetmektir. KOBİ'ler için büyük şirketlerin kapsamlı yapıları yerine; kritik birkaç politika, kısa ve pratik eğitimler ve net bir ihbar-şikâyet kanalından oluşan yalın bir yapı çoğu zaman yeterli olur. Ayrıca 6698 sayılı KVKK gibi bazı yükümlülükler, şirket büyüklüğünden bağımsız olarak zate…

İlk adımlar; ihlali durdurmak, ilgili delilleri (e-posta, kayıt, belge) değiştirmeden korumak ve hukuki değerlendirme almadan resmi beyanda bulunmamaktır. Ardından kapsamı belirlenmiş bir iç soruşturma başlatılır ve olayın niteliğine göre bildirim yükümlülükleri değerlendirilir. Örneğin bir kişisel veri ihlali söz konusuysa, 6698 sayılı KVKK uyarınca Kurul'a ve ilgililere makul sürede bildirim gündeme gelir; mali ve…

Bilgi Merkezi

Bu konuda hukuki değerlendirme alın.

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.