Risk yönetiminin bir parçası olarak şirket, kendi faaliyet alanından ve ayrıca doğrudan tedarikçilerinden Şirketler, özen yükümlülüğünün uzun vadede de kalıcı olabilmesi bakımından bir konsept hazırlamak zorundadırlar. Bu konseptin bir parçası da davranış yükümlülüklerinin neler olduğuna ve özen yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceğine dair politikaların, ilkelerin belirlendiği kurallar bütünüdür.
Kanunda buna ilişkin özel bir kural mevcuttur (m. 6/1,2). Bu hüküm Direktif m. 7 hükmüyle de paralellik göstermektedir. Davranış kodeksinde riskin oluşmaması için yapılması gerekenlerin yanı sıra, risk ortaya çıktığında hangi önlemlerin veya tedbirlerin alınması gerektiği de yer almalıdır.
Şirketler, bu politikaları önemli bir değişiklik sonrasında gecikmeksizin güncellemek ve en geç 24 ayda bir gözden geçirip gerektiğinde güncellemek zorundadır (Direktif m. 7/3).
Bir şirket, bir risk analizi çerçevesinde Kanuna veya Direktife göre bir risk tespit ederse, uygun önleyici tedbirleri almalıdır.
Şirket, insan hakları stratejisine ilişkin bir ilkesel bildirge sunmalıdır. Şirket yönetimi ilkesel bildirge sunmak zorundadır. İlkesel bildirge, bir şirketin insan hakları stratejisi bakımından en azından aşağıdaki unsurları içermelidir:
- Şirketin Kanunda belirtilen (m. 4/1, 5/1, 6/3-5 ile 7-10. maddeler) yükümlülüklerini yerine getirme prosedürlerinin tanımı,
- Risk analizi temelinde şirket için öncelikli olarak belirlenen insan haklarına yönelik ve çevresel riskler ve
- Tedarik zincirinde şirketin çalışanlarına ve tedarikçilerine yüklediği insan haklarına yönelik ve çevresel beklentilerin risk analizine dayalı olarak belirlenmesi.
Uygulamada ilkesel bildirge nasıl hazırlanmalı?
İlkesel bildirge, soyut bir niyet açıklaması değil, şirketin risk analizinden beslenen somut bir strateji belgesidir. Hazırlıkta üç unsur öne çıkar: bildirgenin şirket yönetimi tarafından kabul edilip imzalanması; risk analizinde öncelikli görülen insan haklarına yönelik ve çevresel risklerin açıkça adlandırılması; çalışanlardan ve tedarikçilerden beklenen davranışların anlaşılır biçimde tanımlanması.
Bildirgenin iç ve dış iletişimi de yükümlülüğün parçasıdır: belge; çalışanlara, tedarikçilere ve ilgili diğer taraflara uygun kanallarla duyurulmalı, şirketin internet sitesinde erişilebilir olmalıdır. Davranış kodeksi, satın alma koşulları ve tedarikçi sözleşmeleri bildirgeyle uyumlu hâle getirilmelidir. Risk durumu değiştikçe bildirge güncellenmeli, güncelleme döngüsü yıllık risk analizine bağlanmalıdır. Bu sürecin kurgusuna ilişkin bilgiye LkSG/CSDDD uyum programı hizmet sayfamızdan ulaşabilirsiniz.


