Makale · ESG & Tedarik Zinciri

Avrupa Birliği Özen Yükümlülüğüne İlişkin Direktif Çalışmaları Hakkında Genel Değerlendirme

AB özen yükümlülüğü direktifi (AB) 2024/1760 olarak kabul edilmiş, Şubat 2026’daki Omnibus I değişikliğiyle daraltılmıştır: eşikler 5.000 çalışan ve 1,5 milyar avro cirodur; uygulama 26 Temmuz 2029’da başlar.

25 Mart 20224 dk okumaYazan: Sven Köksal · ESG & Tedarik Zinciri
Köksal Avukatlık Ortaklığı ESG tedarik zinciri lojistik ve ihracat çalışmaları için liman ve belge görseli

Avrupa Birliği’nin kabul ettiği (AB) 2024/1760 sayılı Direktif (bundan sonra sadece Direktif olarak anılacaktır) Alman Tedarik Zincirleri Özen Yükümlülüğü Kanunu’ndan daha dar bir şirket kümesini kapsar; Omnibus I ((AB) 2026/470) ile eşikler 5.000 çalışan ve 1,5 milyar Euro ciroya çıkarılmıştır. Buna karşılık özen yükümlülüğü kataloğu daha ayrıntılıdır. Özetle söyleyelim ki, Direktif (AB) 2024/1760 sayılı metin olarak kabul edilmiş, Şubat 2026’da kabul edilen Omnibus I direktifi ((AB) 2026/470) ile de önemli ölçüde değiştirilmiştir. Güncel hâliyle kapsam; 5.000’den fazla çalışanı ve 1,5 milyar avroyu aşan net dünya cirosu bulunan AB şirketleri ile AB’de 1,5 milyar avroyu aşan net ciro elde eden üçüncü ülke şirketleriyle sınırlıdır (Temmuz 2026 itibarıyla).

Direktifin amacı

Direktifin amacı, şirketlerin (girişimcilerin) ticari davranışlarını Avrupa Yeşil Mutabakat (Green Deal) programı ve Birleşmiş Milletlerin insan ve çevre haklarına uyulmasında başarıya ulaşılmasında sürdürülebilir kilit rolü üstlenmelerini sağlamaktır. Direktife göre bu amacın başarıya ulaşması, «değer yaratma zincirlerinde» (=Wertschöpfungsketten) ortaya çıkabilecek ve insan haklarına ve çevreye olumsuz, zarar verici etki yaratabilecek risklerin veya olumsuzlukların giderilmesine, yumuşatılmasına ve uzun vadede şirketlerin dayanaklılığının, klima ve çevre üzerindeki etkilerinin ve insan hakları sorununun, şirketin yönetimi ve yönetici düzeyindeki doğru kararlar alınması gerekliliğinin sürdürülebilir uyumunun gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.

Kapsam neden bu kadar geniş tutuldu?

Direktif, tek tek şirketlerin, özellikle de global çalışan ve dünyanın her tarafından tedarikçisi olan şirketlerin, tek başlarına bu görevi yerine getirmesinin güç olacağından hareket ederek, neredeyse Avrupa Birliği içerisinde global çalışan tüm şirketleri bu konulardaki özen yükümlülüğü kapsamına almıştır. Direktifin giriş bölümünde de belirtildiği üzere: «Avrupa Birliği ekonomisinin dünyanın her yerindeki, global değer yaratma içerisinde bulunan milyonlarca çalışanla bağlantı içerisinde bulunması, işçilerin haklarına da sürdürülebilir bir özenin gösterilme sorumluluğunu beraberinde getirmektedir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde görülen buna benzer kanunlaştırma hareketleri böyle bir düzenleme arzusunun ve ihtiyacın varlığına da işaret etmektedir.»

Avrupa Birliği içerisinde özellikle büyük çaplı şirketlerin kendi tedarikçileri arasında da isteğe bağlı olarak, yani herhangi bir yasal zorlama olmaksızın, durum tespit (due deligence) çalışmaları yaptıkları ve bu konuda hassas olduklarını da söylemek gerekiyor. Direktif, son yıllarda Avrupa Birliği üye ülkelerde varlıklarını gözlemlediğimiz, şirketlerin özen yükümlülüğüne ilişkin çerçeve düzenleme yasalaştırma çabalarının, bu gönüllü çabaların desteklenmesi amacını taşımaktadır.

Direktifin hedefleri

Direktifin amaçladığı hedefler özellikle şunlardır:

  • Değer yaratmadan kaynaklı insan hakları ve çevre riskleri ve etkilerini azaltmak amacıyla uygulamaları ve risk yönetimini şirket stratejilerine entegre etmek üzere şirket yönetim uygulamalarının iyileştirilmesi;
  • İç pazarda özen yükümlülüğünün parçalanmasının önüne geçilmesi ve beklenilebilir davranış ve sorumluluk açısından hukuki güvenlik yaratılması;
  • Olumsuz etkilerden dolayı şirketlerin sorumluluklarının artırılması ve işletme davranış sorumluluğu konusunda mevcut ve planlanan AB inisiyatifleri çerçevesinde şirketlerin yükümlülüklerinin tutarlı kalmasının sağlanması;
  • Şirketlerin davranışlarının etkisi sebebiyle insan hakları ve çevresel etkiye maruz kalanlara hukuki yollara erişimin iyileştirilmesi;
  • (Bu Direktif, şirket proseslerine konsantre olduğu ve değer yaratma zincirleri hakkında geçerli olduğu için yatay bir enstrüman olduğundan), mevcut ve yürürlükte olan, sürdürülebilirliğin belirli zorlukları ile ilgili veya özellikle Birlik içerisindeki belirli sektörlerle doğrudan ilişkili diğer tedbirleri tamamlanmasıdır.

Değiştirilmesi öngörülen diğer AB düzenlemeleri

Bu Direktif ile Avrupa Birliğinin birçok ilgili Direktiflerinin değiştirileceğine de tanık olacağız. Bu çerçevede, insan kaçakçılığı ve kurbanların korunması (2011/36/EU), işverenlere karşı tedbirler (2009/52/EU), eko dizayn (2009/125/EU), pil atıkların düzenlenmesine ilişkin direktif (KOM/2020/798) gibi birçok yan direktif ve yönetmeliklerin de iyileştirilmesi ve/veya değiştirilmesi öngörülmektedir.

Sosyal haklar temel direği ve ölçülülük

Bu Direktif ile Avrupa Birliği içerisinde iş hayatında bir «sosyal haklar temel direği» oluşturulmaya çalışılmaktadır. AB bunu yaparken şirketlerin karşılaşacağı olası ek yüklerin de bilincindedir.

Bu nedenle ölçülü bir yükümlülük getirilmeye çalışılmaktadır. Şirketler, sadece «olumsuz etkilerin güçlük derecesiyle orantılı olarak uygun tedbirleri» almakla yükümlü tutulmaktadırlar. Böylece küçük ve orta ölçekli şirketler Direktifin uygulama alanı dışında bırakılmaktadırlar. Ancak, aşağıda ilgili yerlerde ayrıntısını verecek olmakla beraber, burada, 2022 tarihli Komisyon önerisinde yer alan iki gruplu eşik modelinin kabul edilen metne girmediğini ve kapsamın yukarıda belirtilen tek eşiğe göre belirlendiğini söylemekle yetinelim. Bir diğer önemli nokta da Avrupa Birliği üyesi olmayan şirketlerin, yine tek bir ölçüte göre — Birlik içinde elde ettikleri net ciroya göre — Direktifin uygulama alanına girmeleridir. Buna ilişkin ayrıntılar aşağıda ilgili yerlerde verilecektir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçiniz.
Sven Köksal

Yazar

Sven Köksal

Hukuk Mühendisi

Hukuk teknolojisi, süreç tasarımı ve dijital iş modellerinde danışmanlık.

İlgili Çalışma Alanları

Yayını hizmetler, faaliyet alanları, odak alanları, sektörler ve masalarla birlikte okuyun.

Hizmetler

Bu yayınla doğrudan bağlantılı çalışma başlıkları.

Tümünü görün

Faaliyet Alanları

Konunun oturduğu hukuki disiplinler.

Tümünü görün

Odak Alanları

Müvekkil ihtiyacına göre birlikte değerlendirilen odaklar.

Tümünü görün

Odak Sektörleri

Bu konunun en sık temas ettiği sektörler.

Tümünü görün

Masalar

Konuyu sınır ötesi veya uzmanlık odağında takip eden masalar.

Tümünü görün

İndirimli satış duyurularında referans fiyat olarak, indirimden önceki son 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması gerekir; indirim oranı da bu fiyat üzerinden hesaplanır. Kural Türkiye'de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve İndirimli Satışlara İlişkin Yönetmelik'ten doğar; AB'de de Omnibus düzenlemesiyle getirilen benzer bir “30 gün en düşük fiyat” kuralı uygulanır. Amaç, indirimden h…

Evet. Sözleşmelerinizi Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak hazırlar; gerektiğinde iki dilli (çift sütunlu) metinler kurgularız. İki dilli sözleşmelerde hangi dilin esas alınacağını (prevailing language) açıkça düzenleyerek, diller arasındaki yorum farklarından doğabilecek uyuşmazlıkları baştan önleriz. Önemli bir nokta; Türk mahkemelerinde yargılama dili Türkçedir ve yabancı dildeki bir sözleşme dava aşamasında yemi…

Evet. Sık kullandığınız sözleşme tiplerinde — satış, hizmet, gizlilik, tedarik, mesafeli satış — şirketinize özel şablonlar ve bunları doğru doldurmanız için kısa kılavuzlar hazırlarız. Şablonlar; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik sınırları gözetilerek, tek taraflı ve haksız sayılabilecek hükümlerden kaçınılarak kurgulanır. Tüketiciye yönelik metinlerde ilgili tüketici me…

Evet. Mevcut sözleşme portföyünüzü sistematik biçimde tarar; süresi dolmuş, sessiz/otomatik yenilenen, tek taraflı aleyhinize hükümler içeren veya güncel mevzuata aykırı düşen metinleri raporlarız. İnceleme; fesih ve yenileme koşulları, cezai şartlar, sorumluluk sınırlamaları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin geçerlilik kriterleri açısından yapılır. Kişisel veri içeren sözleşmele…

Ölçeğe uygun kurulduğunda evet. Bir uyum programının amacı bürokrasi üretmek değil, şirketin gerçekten maruz kaldığı riskleri yönetmektir. KOBİ'ler için büyük şirketlerin kapsamlı yapıları yerine; kritik birkaç politika, kısa ve pratik eğitimler ve net bir ihbar-şikâyet kanalından oluşan yalın bir yapı çoğu zaman yeterli olur. Ayrıca 6698 sayılı KVKK gibi bazı yükümlülükler, şirket büyüklüğünden bağımsız olarak zate…

İlk adımlar; ihlali durdurmak, ilgili delilleri (e-posta, kayıt, belge) değiştirmeden korumak ve hukuki değerlendirme almadan resmi beyanda bulunmamaktır. Ardından kapsamı belirlenmiş bir iç soruşturma başlatılır ve olayın niteliğine göre bildirim yükümlülükleri değerlendirilir. Örneğin bir kişisel veri ihlali söz konusuysa, 6698 sayılı KVKK uyarınca Kurul'a ve ilgililere makul sürede bildirim gündeme gelir; mali ve…

Bilgi Merkezi

Bu konuda hukuki değerlendirme alın.

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.