Kendi faaliyet alanında alınacak önleyici tedbirler
Şirket, özellikle aşağıda sayılanlar olmak üzere, kendi faaliyet alanında elverişli önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür:
- İlkesel bildirgede belirtilen insan hakları stratejisinin ilgili iş seyirlerinde uygulanması,
- Belirlenen risklerin önlenmesi veya en aza indirgenmesi yoluyla uygun tedarik stratejilerinin ve satın alma uygulamalarının geliştirilmesi ve uygulanması,
- İlgili faaliyet alanlarında talimlerin yapılması,
- İlkesel bildirgede yer alan insan hakları stratejisine uyulmasının kendi faaliyet alanında denetlendiği, risk bazlı kontrol önlemlerinin uygulanması.
Direktife göre de üye ülkeler, şirketlerin Direktifte tanımlanan risklerin doğmasını önlemek için gerekli tedbirleri almaları gerektiğinden bahsetmektedir.
Doğrudan tedarikçiye yönelik önleyici tedbirler
Şirketler özellikle aşağıda sayılanlar olmak üzere, doğrudan tedarikçiye karşı uygun önleyici tedbirleri de almakla yükümlüdür:
- Bir doğrudan tedarikçi seçerken insan haklarına yönelik ve çevresel beklentilerin dikkate alınması,
- Doğrudan tedarikçinin, şirket yönetiminin gerektirdiği insan haklarına yönelik ve çevresel beklentilere uyacağına ve bunları tedarik zinciri boyunca elverişli şekilde karşılayacağına dair sözleşmesel güvence,
- Doğrudan tedarikçinin sözleşmesel güvencelerini icra etmek için gerekli ana ve ilave eğitimlerin uygulanması,
- Doğrudan tedarikçide insan hakları stratejisine uygunluğu kontrol etmek için sözleşmeye dayalı elverişli kontrol mekanizmalarının kararlaştırılması ve bunların risk odaklı uygulanması.
Etkinliğin gözden geçirilmesi ve güncellenmesi
Önleyici tedbirlerin etkinliği yılda bir kez ve belirli bir durumla ilgili olarak, şirketin kendi faaliyet alanında veya doğrudan tedarikçisinde, örneğin yeni ürünlere, projelere veya yeni bir iş alanına girilmesi nedeniyle, önemli ölçüde değişen veya yaygınlaşan bir risk durumunun hesaba katılması gerektiğinde gözden geçirilmelidir. Özellikle şikâyet mekanizması kapsamında alınan ihbarların işlenmesinden elde edilen bulgular (Kanun m. 8/1) dikkate alınmalıdır. Tedbirler gerektiğinde derhal güncellenmelidir. Kanun yıllık gözden geçirme öngörür (m. 6/5); Direktif ise politikaların en geç 24 ayda bir (m. 7/3), tedbirlerin etkinliğinin ise en geç 5 yılda bir (m. 15) değerlendirilmesini öngörür.
Tedbirleri satın alma süreçlerine bağlamak
Önleyici tedbirlerin işlerliği, satın alma süreçlerine ne ölçüde entegre edildiğiyle ölçülür. Tedarikçi seçiminde insan hakları ve çevre kriterlerinin ön yeterlilik aşamasına eklenmesi, sözleşmelere uyum taahhütleri ile denetim haklarının yazılması ve verilen eğitimlerin belgelenmesi, hem tedbirlerin etkinliğini hem de denetim makamına karşı ispat imkânını güçlendirir. Kanun’un 1 Ocak 2023’ten bu yana yürürlükte olduğu ve 1 Ocak 2024’ten itibaren 1.000 ve üzeri çalışanı olan şirketleri kapsadığı dikkate alındığında, tedbir kataloğunun kurulmuş ve düzenli olarak gözden geçiriliyor olması gerekir.
Türk tedarikçiler için ne anlama geliyor?
Türk tedarikçiler bakımından da tablo aynıdır: Alman müşteriler bu tedbirleri sözleşme yoluyla zincire yayacaktır. Beklentileri önceden karşılayan, davranış kodeksini ve eğitim kayıtlarını hazır tutan şirketler, hem mevcut ilişkilerini korur hem de yeni müşteri kazanımında avantaj elde eder; bu hazırlık için yapılandırılmış bir LkSG/CSDDD uyum programı izlenebilir.


