Özen yükümlülüğü hangi adımları kapsar?
Şirketler kendi tedarik zincirlerinde insan haklarına yönelik veya çevresel riskleri önlemek, en aza indirmek veya insan hakları ihlallerini veya çevresel yükümlülükleri sona erdirmek amacıyla, Kanun’da belirtilen insan haklarına ve çevreye yönelik özen yükümlülüklerini uygun bir şekilde gözetmekle yükümlüdür. Özen yükümlülüğü şunları kapsar:
- Bir risk yönetiminin tesis edilmesi (madde 4 fıkra 1),
- Şirket içi yetki alanının belirlenmesi (madde 4 fıkra 3),
- Düzenli risk analizinin uygulanması (madde 5),
- Bir ilkesel bildirge sunulması (madde 6 fıkra 2),
- Kendi faaliyet alanında (madde 6 fıkra 1 ve 3) ve doğrudan tedarikçilere (madde 6 fıkra 4) yönelik elverişli önleyici tedbirlerin sağlanması,
- İyileştirici tedbirlerin alınması (madde 7 fıkra 1 ila 3),
- Bir şikâyet prosedürünün tesis edilmesi (madde 8),
- Dolaylı tedarikçiden kaynaklanan risklere ilişkin özen yükümlülüğünün uygulanması (madde 9) ve
- Belgelendirme (madde 10 fıkra 1) ve rapor sunma (madde 10 fıkra 2).
Uygun hareket biçimi neye göre belirlenir?
Özen yükümlülüğüne uygun hareket biçimini de Kanun,
- Şirketin faaliyet türü ve kapsamına,
- Şirketin, insan haklarına yönelik veya çevresel bir riskin veyahut insan haklarına yönelik veya çevresel bir yükümlülüğü doğrudan ihlale sebebiyet vereni etkileme kabiliyetine,
- İhlalin tipik olarak beklenen ağırlığına, ihlalden geri dönülebilirliğine ve insan haklarına yönelik veya çevresel bir yükümlülüğün ihlal edilme olasılığına ve ayrıca,
- Şirketin insan haklarına yönelik veya çevresel riske veyahut insan haklarına yönelik veya çevresel bir yükümlülüğe sebep sonuç katkısının (nedenselliğin) niteliğine göre belirleneceğini söylemektedir.
Direktifin yaklaşımı: uygun tedbirler
Direktif ise «uygun tedbirler» başlıklı bir tanım vermekte ve Kanun gibi tedbirlerin tamamını tek tek saymamaktadır. «Uygun Tedbirler» kavramı doğal olarak daha geniş ve her somut olayın durumuna göre şekillenecek tedbirler olarak karşımıza çıkacaktır. Tanım şöyledir:
«Uygun Tedbir», ağırlık derecesi ve zarar verici etkinin gerçekleşmesine uygun olarak, özen yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacına ulaştıracak, şirketin makul takdir ölçüsünde kullanabileceği her türlü tedbirlerdir. Makul ölçü, münferit somut olayın özelliğine, özel iş ilişkisinin, çalışılan sektörün özelliklerine, şirketin etkisine ve öncelikli bir tedbirin alınmasının zorunlu olup olmamasına göre belirlenecektir.
Kanun ve Direktif: bugünkü durum
Kanun, özen yükümlülüğü özel hallerini daha somut bir şekilde düzenlemektedir. Kanun, 01.01.2023 tarihinden bu yana yürürlüktedir. Ancak Direktif de göz ardı edilmemelidir. Direktifin düzenlediği özel özen yükümlülüğü halleriyle, her zaman aynı şekilde ve sistematikte düzenlenmemiş olsa da, Kanun’da düzenlenen haller Direktifteki hallerle hemen hemen aynıdır. Direktifin iklim geçiş planına ilişkin 22. maddesi ise, Şubat 2026’da kabul edilen Omnibus I direktifi ((AB) 2026/470) ile tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır; Direktifin ilk uygulama tarihi 26 Temmuz 2029 olduğundan bu madde hiçbir şirkete uygulanmayacaktır.


