Aklınızdaki sorulara net yanıtlar.
Çalışma modelimiz, ücretlendirme, ilk görüşme, Almanya Masası, kariyer, veri güvenliği ve uzmanlık alanlarımız hakkında en çok merak edilenler.
Kendiliğinden değil; bir Alman mahkeme kararı Türkiye’de doğrudan sonuç doğurmaz, ancak tenfiz (veya tanıma) davasıyla Türk mahkemesince yerine getirilebilir hâle gelir. Türk mahkemeleri, Türkiye ile Almanya arasında fiilî karşılıklılık (de facto mütekabiliyet) bulunduğunu genel olarak kabul etmektedir; yine de karşılıklılık, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 54. maddesi çerçevesinde her dosya için ayrıca değerlendirilir.Koşulları taşıyan Alman kararları tenfiz edilebil…
Görüşmeye, talebinizi somut biçimde destekleyen belgelerle hazırlanmanız pazarlık gücünüzü doğrudan belirler. Tipik olarak; sözleşmeler, sipariş ve teslim kayıtları, faturalar, e-posta ve mesaj yazışmaları, ödeme dekontları ve cari hesap ekstreleri önemlidir. Alacağın miktarını, muacceliyetini ve karşı tarafın kabulünü gösteren belgeler önerinizi inandırıcı kılar. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında görüşmeler gizli yürür; bu nedenle belgelerinizi güvenle ortaya koyabilirsiniz. Hazır…
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu bir son tutanak düzenler ve süreç sona erer; taraflar uyuşmazlığı mahkemeye taşıyabilir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, dava şartı (zorunlu) arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta bu son tutanak, davanın açılabilmesi için gereken dava şartını karşılar ve dava dilekçesine eklenir. Arabuluculuk görüşmelerinde paylaşılan bilgiler ve yapılan öneriler gizlidir; kural olarak sonraki davada delil olarak kullanılamaz. Bununla birlikte süreçte edindiğimiz gözle…
Evet. İcra takibi başlatmak için borçlunun güncel adresini veya mal varlığını önceden bilmeniz şart değildir. Takip açıldıktan sonra borçlunun adresi MERNİS ve ilgili kurum kayıtları üzerinden tespit edilir; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde banka hesapları, araçlar, taşınmazlar, ortaklık payları ve üçüncü kişilerdeki alacakları UYAP sorgu sistemleri aracılığıyla araştırılır. Mal varlığı araştırması, takibin fiilen tahsilata dönüşmesindeki kritik adımlardan biridir ve sistematik biçimde yürütülür. Borç…
Dava maliyeti iki ana kalemden oluşur: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan yargı harçları ile yargılama giderleri. Harçlar çoğu dava türünde dava değerine oranlı (nispi) hesaplanır ve başvuru sırasında bir bölümü peşin ödenir. Buna, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yatırılan gider avansı eklenir; bu avanstan bilirkişi, tanık, keşif ve tebligat masrafları karşılanır. Tutarlar; dava değerine, delil durumuna ve bilirkişi ihtiyacına göre değişir. Davayı kazanan taraf, ödediği harç v…
Davayı kazanmanız hâlinde mahkeme, kaybeden tarafı karşı vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder. Bu ücret, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uyarınca ve her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanır; sizin avukatınızla aranızda kararlaştırdığınız ücretten bağımsızdır ve ondan farklı olabilir. Ayrıca ödediğiniz harç, bilirkişi ve tebligat gibi yargılama giderleri de kural olarak haksız çıkan taraftan tahsil edilir. Kısmen kazanma hâlinde bu giderl…
E-haciz; icra takibi kesinleştikten sonra borçlunun banka hesaplarına elektronik ortamda, hızlı ve eş zamanlı olarak haciz konulmasını sağlayan bir uygulamadır. Hukuki dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczine ilişkin (md. 89) hükümlerinden alır ve UYAP-bankalar entegrasyonu üzerinden yürür. Alacaklıya sağladığı yarar; borçlunun farklı bankalardaki hesaplarına eş zamanlı ulaşarak tahsilat şansını artırması ve fiziki hacze göre zaman kazandırmasıdır. Doğru zamanla…
Fuar ve sergilerde, özellikle marka, patent veya tasarım iddiasına dayanarak rakipler ihtiyati tedbir yoluyla stant ve ürünlere müdahale ettirebilir; ürünlere el konulması veya teşhirin durdurulması istenebilir. İki yönlü hazırlık mümkündür.Önleyici olarak, olası bir tedbir talebine karşı görüşünüzü mahkemeye önceden sunan bir koruyucu dilekçe (protective letter) verilebilir; böylece mahkeme, karşı tarafı dinlemeden karar vermeden önce sizin savunmanızı da dosyada görür. Bir müdahale gerçekleşirse, tedbire itiraz…
İcra takibinin türünü ve hızını, elinizdeki belge belirler. Fatura, cari hesap ekstresi veya sözleşme ile ilamsız takip; çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetleriyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesi kapsamında daha hızlı kambiyo takibi; mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgelerle ise ilamlı takip yapılabilir. Kambiyo senetleri borçlunun itiraz imkânını sınırladığı için genellikle daha hızlı yoldur. Belgelerin borcu açık ve kesin biçimde ortaya koyması, itirazla takibin durma riskini azaltır…
Kural olarak evet; mahkeme, ihtiyati tedbir kararı verirken, tedbirin haksız çıkması ihtimaline karşı karşı tarafın ve üçüncü kişilerin doğabilecek zararlarını karşılamak üzere teminat ister. Bu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) tedbir hükümlerinin bir gereğidir.Teminatın tutarı, talebin niteliğine ve olası zararın büyüklüğüne göre mahkemece belirlenir. Teminat nakit olarak yatırılabileceği gibi, çoğu hâlde banka teminat mektubuyla da sağlanabilir; bu, işletme sermayesini bağlamadan tedbir alınmasın…
İkisi, farklı taleplere hizmet eden geçici koruma yollarıdır. İhtiyati haciz, yalnızca para (ve teminat) alacaklarının tahsilini güvence altına almak için borçlunun malvarlığına dava veya takipten önce el konulmasıdır ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) düzenlenir.İhtiyati tedbir ise para dışındaki uyuşmazlıklarda uygulanır; örneğin bir malın devrinin yasaklanması, kullanımın durdurulması, bir hakkın kullanılmasının engellenmesi veya mevcut durumun (statükonun) korunması için istenir ve 6100 sayılı Hukuk…
Gerçekten acil ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, ihtiyati tedbir talebini karşı tarafı dinlemeden, dosya üzerinden aynı gün ya da birkaç gün içinde karara bağlayabilir. Bu hız, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) tedbir hükümlerinden kaynaklanır; kanun, hakkın “yaklaşık ispatı” hâlinde tedbire karar verilebilmesine izin verir.Belirleyici olan üç unsurdur: talebin net ve somut kurgulanması, tedbir sebebini (gecikmenin doğuracağı zararı) gösteren güçlü bir delil seti ve uygun bir teminat…
İhtiyati tedbir kararı alındıktan sonra iki kritik adım vardır. Birincisi, kararın yasal süresi içinde uygulanmasıdır: kararın uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmezse tedbir kendiliğinden kalkar.İkincisi, tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, esas hakkındaki davanın uygulamadan itibaren iki hafta içinde açılmasıdır; aksi hâlde tedbir yine kendiliğinden ortadan kalkar. Bu süreler ve usul, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenir. Tedbirin uygulanması, konusuna gör…
Seçim; uyuşmazlığın büyüklüğüne, tarafların bulunduğu ülkelere, sözleşmenin diline ve maliyet beklentisine göre yapılır. ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) küresel tanınırlık ve köklü içtihat sunar. DIS (Alman Tahkim Kurumu), Almanya bağlantılı ticari ilişkilerde dil ve hukuk kültürü bakımından pratik avantaj sağlar. ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) ise Türkiye merkezli uyuşmazlıklarda coğrafi yakınlık, dil ve maliyet bakımından elverişli olabilir. Üç kurumun kararları da 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve…
Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk arabuluculuk toplantısına katılmayan taraf, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca yaptırımla karşılaşır: bu taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Dava şartı (zorunlu) arabuluculukta uygulanan bu kural, tarafları görüşme masasına oturtan önemli bir teşviktir. Karşı tarafın katılmaması süreci sonlandırır; düzenlenen son tut…
Sınır ötesi sözleşmelerde tahkim çoğu zaman avantajlıdır; tarafsız bir forum, uyuşmazlık konusunda uzman hakem ve kararın 1958 tarihli New York Sözleşmesi sayesinde 170’ten fazla ülkede (Temmuz 2026 itibarıyla 172 taraf devlet) tenfiz edilebilmesi bunun başlıca nedenleridir. Türkiye'de tahkim, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 6100 sayılı HMK çerçevesinde tanınır. Buna karşılık düşük tutarlı veya seri nitelikteki işlerde tahkim, masrafları nedeniyle mahkemeye göre pahalı kalabilir; bu durumlarda yetkili…
Yabancı hakem (tahkim) kararlarının Türkiye’de tenfizi, Türkiye’nin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi çerçevesinde yürür; sözleşme kapsamı dışında kalan hâllerde 5718 sayılı MÖHUK hükümleri uygulanır.Aranan temel koşullar; geçerli ve yazılı bir tahkim anlaşmasının bulunması, tarafların savunma ve eşit muamele hakkına saygı gösterilmiş olması, kararın bağlayıcı hâle gelmiş olması ve içeriğinin Türk kamu düzenine aykırı olmamasıdır. Tenfiz mahkemesi kararın esasını yeniden incelemez; yalnızca bu sınırlı…
Kural olarak evet; devlet mahkemesi yargılamasının aksine tahkim duruşmaları ve karar kamuya açık değildir. Ancak gizlilik büyük ölçüde tarafların anlaşmasından ve seçilen tahkim kurumunun kurallarından doğar; ISTAC, ICC ve DIS kuralları tahkim sürecinin gizliliğini açıkça düzenler. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkim hükümleri bu çerçeveyi tamamlar. Gizliliğin kapsamını güçlendirmek için, tahkim şartına özel bir gizlilik hükmü eklenmesi önerilir. Buna karşı…
Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil gücü kazanmasını sağlar; tenfiz ise buna ek olarak kararın Türkiye’de cebren icra edilebilir hâle gelmesini sağlar.Ayrım, pratikte sonuca göre belirlenir: alacak tahsili, teslim ya da bir edimin zorla yerine getirilmesi gerekiyorsa tenfiz şarttır; yalnızca bir hukuki durumun (örneğin boşanmanın, soybağının veya bir statünün) Türkiye’de kabul edilmesi yeterliyse tanıma istenir. Her iki dava da 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul H…
Tenfiz davasının süresi tek bir rakamla ifade edilemez; mahkemenin iş yüküne, karşı tarafın ileri süreceği itirazlara ve dosyadaki belge setinin eksiksizliğine göre değişir. Sürecin uzamasındaki en yaygın neden, yabancı kararın usulüne uygun onayı (apostil) ve yeminli tercümelerinin baştan tam sunulmamasıdır.İyi hazırlanmış, kesinleşme şerhi ve tebligat belgeleri tamam bir dosyayla süreç belirgin biçimde kısalır. Tenfiz yargılaması 5718 sayılı MÖHUK kapsamında görülür ve kararın esası yeniden incelenmediği için it…
Tenfiz kararı, yabancı ilamı Türk mahkemesi ilamı gücüne kavuşturur; alacağınızı bu karara dayanarak ilamlı icra takibiyle tahsil edersiniz. Takip, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında icra dairesi aracılığıyla yürütülür; borçluya icra emri tebliğ edilir ve ödeme yapılmazsa cebri icra aşamasına geçilir.Bu aşamada borçlunun banka hesapları, taşınmazları, araçları, üçüncü kişilerdeki alacakları ve ortaklık payları üzerinde haciz uygulanabilir; gerektiğinde satış (paraya çevirme) yoluna gidilir. İlamlı t…
Evet. Türkiye'deki bir davayı, ülkeye gelmeden vekâletname vererek bir avukat aracılığıyla yürütebilirsiniz. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin, Lahey Sözleşmesi kapsamında apostil şerhi taşıması ve Türkçeye tercüme edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taraf, çoğu aşamada vekili aracılığıyla temsil edilir; duruşmalara bizzat katılım genellikle zorunlu değildir. Yalnızca yemin, bazı tanıklık ve kişiye sıkı sıkıya bağlı işlemler bakımından bizzat katılım gerekebilir; bu hâllerde ses v…
Türkiye’de ticari alacak ve tazminat davalarının önemli bir kısmında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
Seçim; uyuşmazlığın değeri, gizlilik ihtiyacı, hız, karşı tarafın konumu, icra edilebilirlik ve sözleşmedeki uyuşmazlık maddesine göre yapılmalıdır.
Yanıtını bulamadığınız bir soru mu var?
Ekibimiz sorunuzu memnuniyetle yanıtlar. Bize yazın; genellikle bir iş günü içinde dönüş yapalım.
Hukuki süreçlerde yabancılık çekmeyin.
Aradığınız yanıtı bulamadıysanız konunuzu birkaç cümleyle iletin; doğru ekibe yönlendirelim.