Bu durumda başvurulacak temel araç, tasarrufun iptali davasıdır. Borçlunun, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla mallarını eşine, akrabasına veya yakınına devretmesi hâlinde bu devir; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun tasarrufun iptali hükümleri (İİK m. 277 ve devamı) uyarınca alacaklı yönünden geçersiz kılınabilir. Dava kazanıldığında, mal üçüncü kişinin üzerinde görünmeye devam etse de alacaklı o mal üzerinde yine haciz ve satış yaptırabilir. Özellikle borcun doğumuna yakın tarihli, bedelsiz ya da düşük bedelli ve yakın akraba lehine yapılan devirler; kanunda alacaklıyı zarara sokma amaçlı işlem olarak değerlendirilebilir. Belirleyici olan, devir zincirini ve zamanlamayı belgelemektir; mal varlığı araştırmamız tam da bu kanıt setini (devir tarihleri, taraflar, bedeller) üreterek davanın temelini hazırlar.
Bu konuyu sizin durumunuza uygulayalım mı?
Somut durumunuzu birkaç cümleyle iletin; doğru ekiple değerlendirelim.