Makale · Fuar Hukuku

Koruyucu Dilekçelerde Yeminli Beyan – Önemi ve Kullanımı

Almanya’daki ticaret fuarlarında ihtiyati tedbirlere karşı sunulan koruyucu dilekçelerde yeminli beyanın (eidesstattliche Versicherung) rolü: hangi durumlarda kullanılacağı, kimlerin geçerli beyan verebileceği ve yalan beyanın Alman Ceza Kanunu’ndaki sonuçları.

14 Şubat 20254 dk okumaYazan: Mehmet Köksal · Fuar Hukuku

Almanya’da ticaret fuarlarına katılan Türk şirketleri veya sınai mülkiyet hakları (Marka, Patent, Tasarım, Telif Hakları ve Haksız Rekabet) konularında hukuki ihtilaf yaşayan firmalar, kendilerini olası ihtiyati tedbir (einstweilige Verfügung) kararlarına karşı korumak için koruyucu dilekçe (Schutzschrift) sunabilirler.

Bu dilekçelerin etkili olması için eidesstattliche Versicherung (yeminli beyan) eklenmesi büyük önem taşır. Yeminli beyan, sunulan savunmanın inandırıcılığını artıran, gerçeğe dayalı bir beyan olup, hukuki sürecin seyrini değiştirebilecek güçlü bir delildir.

Eidesstattliche Versicherung (Yeminli Beyan) Neden Önemlidir?

Yeminli beyan, ihtiyati tedbir kararlarının acil hâllerde duruşma yapılmaksızın (ZPO § 937/2) verilebildiği, buna karşılık Federal Anayasa Mahkemesi’nin 30.09.2018 tarihli kararından bu yana karşı tarafın görüşünün kural olarak dosyaya girmiş olmasının arandığı Almanya’daki yargı sürecinde, karşı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu ispat etmek için kullanılan en güçlü araçlardan biridir.

İhtiyati tedbir yargılamasında ispat değil yaklaşık ispat (Glaubhaftmachung) aranır; yeminli beyan, bu aşamada kullanılabilen en pratik araçtır (ZPO § 294). Buna karşılık asıl davada kabul edilen delil türlerinden değildir.

Yalnızca avukatların hukuki argümanlarıyla değil, somut gerçeklerle desteklenmiş bir beyan içerir.

Hakimin, ihtiyati tedbirin haksız veya gereksiz olduğunu görmesini sağlayabilir.

Özellikle ticaret fuarlarında bir şirketin marka, patent veya tasarım ihlali iddiasıyla ihtiyati tedbirle karşı karşıya kalması durumunda, yeminli beyan sunulması, mahkemeyi karşı tarafın iddiasının asılsız olduğu konusunda ikna edebilir.

Koruyucu Dilekçelerde Hangi Durumlarda Yeminli Beyan Kullanılmalıdır?

Öncelikli Hak Sahipliği ve Önceden Kullanım

Ürününüzü, markanızı veya tasarımınızı ihtiyati tedbir başvurusu yapan şirketten daha önce kullandığınızı kanıtlamak için.

Örnek: “Bizim ürünümüz, [Rakip Şirketin Adı] tarafından sunulan üründen daha önce piyasaya sürülmüştür ve ilk kullanımı bize aittir.”

Ürün Tasarımında veya Markada Karışıklık Riski Bulunmaması

Başvuru sahibi ile ürünler veya markalar arasında benzerlik bulunmadığını göstermek için.

Örnek: “[Marka] işaretini ilk kez [tarih] tarihinde [ürün] için kullandım; ekteki [katalog/fatura/fuar kaydı] bu tarihi göstermektedir. (Yeminli beyan yalnızca beyan sahibinin kendi bilgisi dâhilindeki olguları içerebilir; benzerlik ve karıştırılma değerlendirmesi hukuki argümana aittir.)”

Haksız Rekabet ve Yanıltıcı Ticari Uygulama İddialarını Çürütmek

Rekabetin adil olduğunu ve haksız bir avantaj sağlanmadığını ispat etmek için.

Örnek: “Müşterilerimizi yanıltıcı herhangi bir ticari faaliyet içinde bulunmadık.”

Ürününüzün Kendi Ar-Ge Çalışmanız Sonucu Geliştirildiğini Gösterme

Ürününüzün bağımsız olarak geliştirildiğini ve rakibin patent/tasarım hakkını ihlal etmediğini belgelemek için.

Örnek: “Bizim ürünümüz, tamamen bağımsız olarak geliştirilmiş olup, hiçbir rakip şirketin teknolojisinden esinlenilmemiştir.”

3️⃣ Kimler Eidesstattliche Versicherung (Yeminli Beyan) Verebilir?

Bir yeminli beyanın mahkemede geçerli olabilmesi için, beyanı veren kişinin doğrudan bilgi sahibi olması gerekir. Aşağıdaki kişiler, bu tür beyanları geçerli bir şekilde sunabilir:

Şirket yöneticileri (CEO, genel müdür, yönetim kurulu başkanı) → Ürünün geçmişi, piyasaya çıkış tarihi ve kullanım hakları hakkında bilgi verebilir.

Ürün geliştirme ve mühendislik ekipleri → Ürünün nasıl tasarlandığı ve geliştirildiği konusunda doğrudan bilgi sahibidirler.

Satış ve pazarlama yöneticileri → Ürünün piyasaya çıkışı, ticari kullanımı ve tüketicilere nasıl sunulduğu hakkında bilgi sağlayabilir.

Özel olarak görevlendirilen teknik uzmanlar → ürünün yapısı, ölçüleri ve çalışma prensibi gibi teknik olguları yeminli beyanla; teknik değerlendirmelerini ise özel bilirkişi mütalaası (Privatgutachten) biçiminde sunabilir. Bilirkişi mahkemece atanır (ZPO §§ 402 vd.); ihlalin bulunup bulunmadığı ise hukuki değerlendirme olup mahkemeye aittir.

Önemli Not:

Yalan beyanda bulunmak, Almanya Ceza Kanunu’nun (§156 StGB) maddesine göre suçtur ve ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle yalnızca doğrudan bilgi sahibi olan kişiler yeminli beyan sunmalıdır.

Sonuç: Koruyucu Dilekçelerde Yeminli Beyan Kullanılmalı mı?

Evet! Yeminli beyanlar, Schutzschrift’in (Koruyucu Dilekçe) etkinliğini artıran en önemli unsurlardan biridir.

Mahkemeye sunulan somut deliller, ihtiyati tedbirin haksız olduğu konusunda hakimi ikna edebilir.

Özellikle ticaret fuarlarında karşılaşılabilecek marka ve tasarım ihtilaflarında, doğru hazırlanmış bir yeminli beyan, ihtiyati tedbirin reddedilmesine yardımcı olabilir.

Ancak: Beyanlar yalnızca doğru bilgiye dayalı olmalı ve beyan veren kişi doğrudan bilgi sahibi olmalıdır, aksi takdirde hukuki yaptırımlar söz konusu olabilir.

Sonuç olarak: Eğer Almanya’daki bir ticaret fuarına katılıyor ve ihtiyati tedbir riski taşıyorsanız, koruyucu dilekçenize ekleyeceğiniz yeminli beyanlar, mahkemede elinizi güçlendirebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçiniz.
Mehmet Köksal

Yazar

Mehmet Köksal

Kurucu ve Yönetici Ortak

1987’den bu yana hukuk pratiği ile akademik çalışmayı bir arada yürüten Prof. Dr. iur. Mehmet Köksal; şirketler, sözleşmeler, iş hukuku, doğrudan yabancı yatırım, ESG ve tedarik zinciri, uyuşmazlık çözümü, tüketici ve aile hukuku alanlarında sınır ötesi danışmanlık sunar.

İlgili Çalışma Alanları

Yayını hizmetler, faaliyet alanları, odak alanları, sektörler ve masalarla birlikte okuyun.

Hizmetler

Bu yayınla doğrudan bağlantılı çalışma başlıkları.

Tümünü görün

Faaliyet Alanları

Konunun oturduğu hukuki disiplinler.

Tümünü görün

Odak Alanları

Müvekkil ihtiyacına göre birlikte değerlendirilen odaklar.

Tümünü görün

Odak Sektörleri

Bu konunun en sık temas ettiği sektörler.

Tümünü görün

Masalar

Konuyu sınır ötesi veya uzmanlık odağında takip eden masalar.

Tümünü görün

Dava maliyeti iki ana kalemden oluşur: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan yargı harçları ile yargılama giderleri. Harçlar çoğu dava türünde dava değerine oranlı (nispi) hesaplanır ve başvuru sırasında bir bölümü peşin ödenir. Buna, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yatırılan gider avansı eklenir; bu avanstan bilirkişi, tanık, keşif ve tebligat masrafları karşılanır. Tutarlar; dava…

Davayı kazanmanız hâlinde mahkeme, kaybeden tarafı karşı vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder. Bu ücret, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uyarınca ve her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanır; sizin avukatınızla aranızda kararlaştırdığınız ücretten bağımsızdır ve ondan farklı olabilir. Ayrıca ödediğiniz harç, bilirkişi ve tebligat gibi yargı…

Evet. Türkiye'deki bir davayı, ülkeye gelmeden vekâletname vererek bir avukat aracılığıyla yürütebilirsiniz. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin, Lahey Sözleşmesi kapsamında apostil şerhi taşıması ve Türkçeye tercüme edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taraf, çoğu aşamada vekili aracılığıyla temsil edilir; duruşmalara bizzat katılım genellikle zorunlu değildir. Yalnızca yemin, bazı ta…

Hukuki risk analizi, somut bir envanterle başlar: sözleşmelerinizi, tekrarlayan iş süreçlerinizi, kurumsal kayıtlarınızı ve geçmiş uyuşmazlıklarınızı inceleriz. Tespit edilen her riski gerçekleşme olasılığı ve olası etkisi ekseninde puanlar; bunları önceliklendirilmiş bir risk haritasında toplarız. Harita; hangi riskin hemen kapatılması, hangisinin izlenmesi, hangisinin sözleşme veya sigorta ile aktarılması gerektiğ…

Çoğu durumda evet. Önlenen tek bir dava veya idari yaptırım; çoğu zaman bir yıllık danışmanlık bütçesinden daha fazla kaynak koruyabilir. Dava, icra ve ceza riskleri yanında; yönetici zamanı, ticari itibar ve iş ilişkisi kayıpları da önlenen maliyetler arasındadır. Önleyici yaklaşım; sözleşmelerin baştan doğru kurulması, uyum eksiklerinin erken kapatılması ve uyuşmazlığa dönüşmeden çözülen anlaşmazlıklar yoluyla bu…

Evet. Denetim, arama ve el koyma gibi durumlarda yerinde hukuki destek, ifade ve beyan stratejisi ile kriz iletişiminin koordinasyonunu sağlarız. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında arama ve el koyma işlemlerinde şirketin ve çalışanların hakları (avukat bulundurma, işleme itiraz, tutanağa geçirme) titizlikle korunur; hukuki değerlendirme alınmadan beyan verilmemesi önerilir. İdari denetimlerde ise yetkiye,…

Bilgi Merkezi

Bu konuda hukuki değerlendirme alın.

Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.